Diyar diyar dolaştım ben Yollara düştüm derdinden Her çiçekte gördüm seni Kara toprak ver yarimi Yaza yaza bitti kalem Bir gün elbet dolar çilem…
Bir sabah baktım ne göreyim, bizim sokakta şenlik var Büyükler kös kös otururken, adam oluvermiş çocuklar Patlamaz olmuş tüfekler, gelmiş…
Eski adamlar doğruyu söylemiş Bir çiçekle bahar olmaz Kişi kendini bilip sağa sola sormalı Can pazarı bu oyun olmaz Zürafanın düşkünü beyaz…
Yaz dostum güzel sevmeyene adam denir mi Yaz dostum selam almayana yiğit denir mi Yaz dostum altı üstü beş metrelik bez için Yaz dostum boşa geçmiş…
İnsanoğlu haddin bilir kem söz söylemez iken Elalemin namusuna yan gözle bakmaz iken Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına Ortada bir tencere…
Sen gülünce güller açar gülpembe Bülbüller seni söyler biz dinlerdik gülpembe Sen gelince bahar gelir gülpembe Dereler seni çağlar sevinirdik…
Dün yine yapayalnız dolaştım yollarda Yağmurlarda ıslanan bomboş sokaklarda Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni Unutamadım unutamadım…
Babaannem dedemi ilk gördüğü gün tam yüreğinden vurulmuş Dedem şöyle bir çapkınca bakıp hafifçe bıyığını burmuş O zamanın erkeği…
Halhal, halhal, halhal, halhal, halhal Akşam olup gün batınca dağlara hüzün çökünce Lale sümbül boynun eğip kurt kuzuya kem bakınca Köye…
Kara haber tez duyulur unutsun beni demişsin Bende kalan resimleri mektupları istemişsin Üzülme sevgiceyim bir daha çıkmam karşına Sana son kez…
